KUR’AN’DA ALLAH TASAVVURU
Sait Ali Ekinci
Allah, merhameti sonsuz olan ve kullarına çokça merhamet edendir. Ceza ve mükafat gününün sahibidir. Sadece kendisine kulluk edilen ve ilahlık konusunda sadece kendisinden yardım istenilendir. Kulunu hidayete erdirmeye gücü yeten, zalimlerin ve gazaba uğramışların yolundan koruyandır. Allah yoktan da vardan da var eden, ilk defa yaratan, yarattıklarına şekil ve suret verendir. Allah, kendisinden başka ilah olmayan, açıkta ve gizlide olanları bilendir.
Yeryüzünün, gökyüzünün ve ikisi arasında bulunan her şeyin sahibi ve gerçek yöneticisidir. Esenlik ve güven verendir. Esenliğin ve güvenliğin kaynağıdır, aynı zamanda. En kutsal olan, koruyan, kollayan, gözeten, azamet sahibi ve istediğini istediği şekilde yaptırabilendir. Yaratılmışlara benzemeyen, şekil ve suretlerle tasvir edilemeyendir. En güzel isimler O’nun, hükmün ve hikmetin sahibi olan da O’dur. Yerde ve gökte tüm iradesiz varlıkların tespih ettiği, iradeli varlıkların ise iradeleriyle tespih etmeye davet edildiği en yüce varlıktır.
Allah, her zaman diri olan, gücü ve kudreti yerinde olandır. Uyumayan, uyuklama dahi tutmayan, yerin ve göklerin sahibi olandır. İzni olmadan, onun katında hiçkimse bir başkasına yardım edemez.
Yerde ve gökte olan her şeyi en ince ayrıntılarına kadar bilen, gücü ve otoritesi sınırsız olandır. Kara gecede, kara taşın üzerindeki kara karıncanın ayak sesini işitecek ve onu görecek kudrete sahip olandır. Yaşantımızı gören, bilen, içimizden de dışımızdan da geçirdiklerimizi en ince ayrıntılarına kadar bilendir.
Allah birdir, tektir, eşi ve benzeri olmayandır. Hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin ve herkesin kendisine muhtaç olduğu yegane varlıktır. Allah, kimsenin evladı da değil ebeveyni de değildir. Allah, ancak alemlerin rabbidir.
Allah; yerin, göğün ve tüm kainatın nur kaynağıdır. Yeri, gökten indirdiği rahmet yağmurlarıyla suladığı gibi, insanı da gökten indirdiği kitabın ayetleriyle eğitmektedir. Allah, rahmet ayetlerinden nasibini alamayan insanı, yağmurdan nasiplenemeyen oduna ve kuru toprağa benzetir.
O Allah ki, sözünde duran, va’dini yerine getirendir. Allah’tan daha fazla sözüne sadık kim var ki? Mazlumlara merhamet, zalimlere de azap edeceğini taahhüt edendir. Mülkünde dilediğini emretme kudretine sahip, dilediğini dilediği şekilde var edendir. İnsana da verdiklerinden ötürü hesabı soracak olandır.
Mülkünde helal ve haram koyma yetkisine sahiptir. Emreden de yasaklayan da O’dur. Mü’min bir erkeğin veya Mü’min bir kadının Allah’ın ve Rasulünün emri karşısında konuşması, itirazda bulunması, kişiyi dinden ve imandan uzaklaştırır. Din ve iman, Allah’ın emirlerine gönülden boyun eğmekle; yasaklarından da gönülden uzaklaşmakla olur. Kişi, iman edip etmemekte serbesttir. Ancak iman ettiğini söyledikten sonra Allah’ın emirleri kendisine farz, yasakları da haramdır. Kişi, Allah’ın emirlerine uyduğu kadar mü’min, uymadığı kadar günahkardır.
Allah, başkasının tarif ettiği gibi bir ilah değil, bizzat kendisinin Kur’an-ı Kerim’de tarif ettiği gibi bir ilahtır. Başkaları Allah’ı, kendi istek ve arzularına göre tarif edebilir. O tarif ettikleri şey, alemlerin rabbi olan Allah değil, kendi zihinlerinde kurguladıkları sanal tanrıdır. Sanal tanrıları reddedip hakiki ilâh olan Allah’a teslim olan kişiye, Müslüman denir.
Sait Ali Ekinci
Norveç/Drammen
