MÜSLÜMANLAR NEDEN ŞOKE OLMUYOR!
Geçen günlerde ABD seçimlerini kaybeden eski ABD başkanı Trump’ın destekçilerine, kongreye yürüyün çağrısıyla, kongreye yüründü, kongre binası işgal edildi. Beş kişinin ölümüyle neticelenen olaylar aynı gün duruldu. Bu kongre baskınından sonra yaşananlar çok dikkat çekiciydi. Başta ABD ve AB olmak üzere bütün dünya şoktaydı. Ülkelerden art arda açıklamalar gelmeye başladı. Durumun normale dönmesi için çağrılarda bulunulmaya başlandı. Hemen, kaç gün sonra yapılacak olan tören için ordunun göreve gelmesi, kongrede askerlerin uyuması gibi kareler gözümüzün önüne gelmeye başladı. Bu olay ile bütün dünya şoka girdi. Dünyada ilk defa mı böyle bir olay yaşanıyor? İlk defa mı bir kongre veya meclis binası basılıyor? Dünyada ilk defa mı seçimler ile ilgili böyle bir durum yaşanıyor? Dünyanın birçok bölgesinde bu olaylardan daha vahimleri yaşanmıştır. ABD’de yaşanan bu olay bu olayların yanında basit ve önemsiz bir olay gibi görünür. Çünkü bu olay neticesinde ne yönetim değişti ne de ülkede bir kaos yaşandı. Sadece dört beş saatlik bir olaydı, geldi ve geçti. Ama her nedense batıda bir şok etkisi yarattı. Batı bu olay sonucunda neden şoka girdi acaba? Birincisi; batılılar, ülkelerini meclislerinde çıkardığı yasalar ile yönetiyor. Onlar için başka bir kutsal yok. Tek kutsal meclisler ve meclislerde çıkarılan yasalardır. Bu yasalar da mutlaka uyulması gerekilen kutsal belgelerdir. Madem yasalar kutsal metinlerdir, yasaların çıkarıldığı meclis binaları da kongre binaları da kutsal mekanlardır, dokunulmamalıdır. Tabi ki bu dokunulmazlık, bu kutsallık batının kendi meclisleri için geçerlidir. Kutsal binaları olan meclislere el uzatıldığı için batı şoktaydı.İkincisi; meclislerin basılması, iktidarların devrilmesi, darbe yapılması gibi olayları hep batılı ülkeler, kendilerinin dışında kalan ve sömürmek istedikleri ülkeler için yaparlardı. Yani işgale uğrayan ABD kongresinde dünyaya dizayn verilirdi. Kimse, ama kimse batıya dizayn veremezdi. Dünyaya ayar çekilen yerlere kimse ayar vermeye kalkmamalıydı. Batıya bir ayar verilmeye kalkıldığı için batı şoktaydı. Bu ayarı kendi halkı vermiş olsa da.Üçüncüsü; batının şoke olmasının nedeni dünyada batı rüyasının bittiği izleniminin verilebilmesiydi. Batıda her şey yolunda gitmekteydi. Kendi ülkelerinde iktidara kim gelirse gelsin fark etmezdi, batılı emperyalist güçler, mazlum halkları sömürmeye devam ederlerdi. Batı, insanları sömürmek için onları uyutup bir rüya aleminde yaşatmaktaydı. İnsanlar rüyalarında batının üstün olduğunu, batının her şeyinin güzel olduğunu görürlerdi. Bu gibi olayların yaşanması demek, insanların aslında batının her şeyinin güzel olmadığını ve uykularından uyanmalarına neden olabilecekti. Batı, dünya uyanacak diye şoktaydı.Bizim buradan bakılınca yaşanan olayda o kadar da abartılacak bir şey yoktu. Bizim ülkelerimizde on yılda bir meclislerin feshedilmeleri, iktidarların darbeler ile yıkılmasına, oluk oluk kanların akmasına alıştığımız için bu olay çok da abartılacak bir şey gibi görünmüyordu.Bu yaşanılan olay neticesinde bizim kendimize şu soruyu sormamız gerektiğini düşünüyorum: Batı dünyası kendilerince değerli olan bir şeye dokunulunca böyle şoke oluyor da İslam alemi neden kendi kutsallarına dokunulunca şoke olmuyor?İslam alemi için birinci kutsal Allah’ın kelamı olan Kur’an’ı Kerim’dir. Kur’an’ı Kerim günümüzde Müslümanlar tarafından okunan ama yaşantıya geçirilmeyen bir kitap haline getirilmiş. Emirleri hiçe sayılan, hayatın içinde olmayan bir kitap durumuna getirilmiş. Aslında Kur’an’ı hayatın içinden çıkarmak demek Allah’ı hayatın içinden çıkarmak demektir. Çünkü Kur’an Allah’ın kelamıdır. Müslümanlar, en değerli kutsalı olan Kur’an’ı hayatın içinden çıkararak değersizleştirdiler ama şoke olmadılar. Biz Müslümanlar için ikinci kutsal peygamberimizdir. Allah’u Teala bize örnek olarak Hz. Peygamberi gösteriyor, ama yine biz İslam alemi olarak, örneği Hz. Peygamberde değil de başka kişilerde arıyoruz. Kimimiz kendi içimizde olan birini, kimilerimiz dışarıdan ithal kafaları kendimize örnek kişiler olarak seçmişiz. Hz. Peygamberin sakalı, elbisesi örnek alınıyor ama ne yazık ki Hz. Peygamberin Allah’a bakışı, Kur’an’a bakışı, insana bakışı örnek alınmıyor. Bazılarımız ona postacı gibi bakarak, bazılarımız da insanüstü bir varlıkmış gibi bakarak hayatın içinden çıkardık. Allah’ın alemlere rahmet olarak gönderdiği peygamberimizi hayatın içinden çıkardık ama yine de şoke olmadık.Yaratılış gayemiz olan ibadetlerimizin içini boşalttık. İbadetleri, hayatın her alanında değil de belli günlerde ve belli mekanlarda yapılan ritüellere dönüştürdük. İbadetler olmadan da Müslümanlık olur gibi bir düşünceye kapıldık. Yaratılış gayemizden saptık da şoke olmadık. İslam’a göre insanların canları kutsaldır ve dokunulmazdır. Haksız yere hiçbir insanın canına dokunulmaz. Ama ne yazık ki Müslümanlar dünyanın en barbar, en cani insanlarıymış gibi bir görüntü veriyor durumdadır. Müslümanların ellerinde kardeşlerinin kanlarına damlıyor ama Müslümanlar şoke olmuyorlar.İnsanlık için çıkarılmış en hayırlı ümmet olan Müslümanların bebeklerinin cansız bedenleri Akdeniz’in kıyılarına vuruyor da yine de Müslümanlar şoke olmuyorlar.ABD kongre baskınında beş kişi öldü diye batı şokta. Mısır’da Rabia Meydanında bir günde binlerce kişi katledildi yine de Müslümanlar şoke olmadılar.Müslümanların şoke olmaları gerekip de şoke olmadıkları birçok olay yaşanmaktadır. Tarihten başlayıp da saymaya kalksak bitiremeyeceğimiz kadar Müslümanların şoke olmaları gerekip de şoke olmadıkları birçok olay vardır. Batıyı diğer ülkelere göre üstün konuma getiren batının, batıl da olsa kendi değer yargılarına sahip çıkmaları, kendi ilkelerini her şeyin önünde tutmalarıdır. İlkelerinin çiğnenmemesi ve ayaklar altına alınmaması onlar için önemlidir.Bu olaylara baktığımızda aslında Müslümanların bu kötü gidişinin reçetesi de ortaya çıkmaktadır. Ne zaman ki Müslümanlar kendi değer yargıları çiğnendiğinde şoke olurlarsa işte o zaman Müslümanların bu kötü gidişatı bitecektir.
Ramazan ÖZEN
